ANMAKTAN ANLAMAYA MEVLİD KANDİLİ

Değerli Ziyaretçilerimiz!

12 Ocak 2014 Pazar gününü Pazartesiye bağlayan gece inşallah Mevlid Kandili'ni idrak edeceğiz. Mevlid Kandili Peygamberimiz (s.a.s.)’in dünyaya teşrif ettiği gecenin adıdır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hicri takvime göre Rebîu’l-Evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu gece bu yıl Miladi takvime göre 12 Ocak 2014 Pazar gününü Pazartesiye bağlayan geceye tekabül etmektedir. Mevlid, doğum zamanı anlamına geldiğinden bu mübarek geceye de "Mevlid Kandili" denilmiştir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğumu Miladi olarak 20 Nisan 571’dir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğumu ülkemizde Miladi takvime göre de 14-20 Nisan tarihleri arasında yine "Kutlu Doğum Haftası” adı altında 1989 yılından bu yana çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

Şair Mehmet Akif o günleri bir şiirinde şöyle tasvir ediyor:

"Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta, Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi”

Bu feci durumda kıvranan insanlık âlemi, imdadına koşacak kurtarıcıyı beklemekteydi. Allah'ın lütfü, beşeriyete bir defa daha erişmiş, insanlığın çilesi dolmuş ve Muhammed (s.a.v)'in doğumu gerçekleşmişti.

Yüce Allah: وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمٖينَ

"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik" (Enbiyâ, 107) buyurarak, sevgili peygamberimizi, sevgi, şefkat ve rahmet peygamberi olarak gönderdiğini ifade ederek O’nu dünyaya takdim etmiştir.

Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisi olmuştur.

Bu gece, Müslümanlar arasında yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır.

Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. Bununla beraber,O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir.Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

O âlemlerin Rabbinden,"Âlemlere rahmet olarak gönderildi."Asırlara sığmayacak inkılâpları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi.İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktılar.

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nin ifadesiyle:"O'nun ahlâkı Kur'an'dı." (Müslim, Misâfirîn, 139)

Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyrulmaktadır:

 

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ


وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثٖيرًا

"Andolsun, Allah'ın Rasulü’nde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır."(Ahzâb, 21)

Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere ilâhî rahmet olan böyle şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu!

Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek,bu gecenin manevî zenginliğinden istifade edebilmek için kaza namazlarımız varsa kılalım, Kur’an okuyalım, salâtü selamlar getirelim. Tüm insanlığın hidayeti için, ülkemizin dirlik ve düzeni, milletimizin birlik ve beraberliği için dualar edelim.

Unutmayalım ki;Âlemlere rahmet olarak gönderilen muazzezPeygamber’imizin, doğumunu anarken, yalnızmevlid okumak,ilâhîler söylemekyeterli değildir.Mevlid kandili kuru bir kutlama değil,"Mevlid Kandil'i; Anmaktan anlamaya”bir anlam kazanmak ve amacına uygun davranışlar kazandırmak zorundadır.Bunun için"Mevlid Kandil'i nelerin başlangıcı olmuş ve nelerin gelişmesine vesile olmuştur?”ona bakmamız lazımdır.

Doğumunu kutladığımız Peygamber (s.a.v)’in aslında neleri değiştirmek için geldiği ve nelerle mücadele ettiği bilinmeyip, o doğrultuda gayret gösterilmedikten sonra, sadece kandilleri tebrik etmenin İslami açıdan çok da anlamı yoktur.Zaten Peygamberimiz de kendi hayatı boyunca kendi doğumunu kandil olarak kutlamamıştır. Sonradan Müslümanlar bazı şeylerin hatırlanmasına vesile olur düşüncesiyle kutlamaya başlamışlardır.

İslam'ı din ve Hz Muhammed (s.a.v)’i peygamber olarak kabul eden herkes kendisini Kur’an'ın ve peygamberin ekseninde kontrol etmeli ve dinde ne kadar samimi olduğunu ya da nerelerde hatalarının olduğunu düşünüp özeleştiri yapmalıdır.

Bilmeliyiz ve unutmamalıyız ki; Kur’an'ın da, peygamberimizin de gönderilişinin yegâne sebebi biz insanların dünya ve âhiret saadetini elde etmemiz amacına yöneliktir.

Kur’an’da Allah (c.c): "Peygamber size neleri yapmanızı emrettiyse onları alın (uygulayın), nelerden de sakındırdı ise onlardan da sakının"buyurmaktadır...

İslam Güzel Ahlaktır. Ahlakı güzel olmayanın dini güzel olamaz....

Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...


قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُونٖى يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ


وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

"De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Âl-i İmrân, 31)

Hz. Ali’ye Rasûlullah’a olan sevginiz nasıldı? Diye sorulduğunda O: "Rasûlullah’ı susuz bir insanın suya hasreti gibi severdik”buyurmuştur.

Ashabın, Hz. Peygamber sevgisini şu örnek çok güzel yansıtmaktadır. Ensar (Medine’nin yerli halkı)’dan bir kadına; babası, kardeşi ve kocasının savaşta şehit düştükleri haber verilince, O, hemen Rasûlullah’ı sormuş, sağlık haberini alıp, O’nu görünce, "Seni sağ olarak gördükten sonra, her musibet bana hafif gelir” diyerek sevincini ifade etmiştir.

Peygamberimiz ile ümmeti arasında sevgi odaklı bir ilişki vardır. O ümmeti, ümmeti de Onu dünyevi olan her şeyden daha çok sever.

Anadolu insanı Hz. Muhammed (s.a.s.)’e olan sevgisinden ve bağlılığından dolayı çocuklarına onu hatırlatacak isimler vermektedir.Erkek çocuklarına Ahmet, Mehmet, Muhammet ve Mustafa gibi isimleri tercih etmişlerdir. Bilindiği gibi, gül motifi de Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bir simgesi olarak kabul edilmektedir.

Anadolu'da kız çocuklarına Gül, Güldane, Gülser, Gülseren veya Güllü gibi isimler verilmesinin sebebi de peygamber sevgisindendir.

Milletin ordusuna, adeta Hz. Muhammed (s.a.s.) gözüyle bakılmasından dolayı "Küçük ve sevimli Muhammed” manasına gelen "Mehmetçik” ismi verilmiştir. O’nun mensup olduğu askerlik mesleği ile icra ettiği görev ve hizmetinin önemini vurgulamak için de, "Peygamber Ocağı” denmiştir.


"Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?”

Beyit’i, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sevgisini zirveye taşıyarak onun muhabbetten yaratıldığını ve kaynağını ondan almayan bir sevginin değeri olmadığını çok veciz bir şekilde açıklamaktadır.


Rasûlullah
(s.a.s) kendisine, ‘Kıyamet ne zaman kopacak?’ diye soran birisine, ‘Kıyamet için ne hazırladın?’ buyurdu. Soran kişi, ‘Allah ve Rasulü’nün sevgisini’ diye cevap verince Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimiz: "O halde sen, sevdiğin ile berabersin” buyurmuştur.


Cenab-ı Hakk, cümlemizi O’na layık ümmet olabilmek derdiyle dertlenen, O’nun sevgisine nail olan, şefaatine mazhar olan kullarından eylesin…


Hz. Peygamber (s.a.v)’in bizlere emanet ettiği bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama dilek ve temennisiyle;

tüm değerli okuyucularımızınkandillerini tebrik ediyor, Mevlid Kandili’nin tüm kardeşlerimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.


Mithat GÜDÜ
Merkez Körez Mahallesi Camii İmam-Hatibi
Vakfıkebir/TRABZON
mithat_gudu@hotmail.com


Benzer Konular

üye olmak için tıklayın.

Site İçi Arama:
Üye Girişi
Anket
Boş Alan