Temiz Toplum, Güzel Gelecek için Evlerimiz…

Temiz Toplum, Güzel Gelecek için Evlerimiz…

Yüce Kitabımız Kur'an'ı Kerim'e baktığımızda peygamberler, insanlığa önderlik görevini ifa ederken öncelikle yakınlarından işe başlamışlar, aile fertlerinin Müslümanca bir kişiliğe sahip olması derdine düşmüşlerdir.

Hazreti İbrahim (a.s), oğlu İsmail (a.s)'ı kastederek; "Ey Allahım, bizi Sana teslim olanlardan kıl” der, sonra tüm soyunu duasına katar: "...Soyumuzdan da Sana teslim olanlardan bir ümmet yetiştir.” diye dua eder. (Bakara, 127)

Yine Hazreti İbrahim(a.s), "Rabbim, beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle!” diye seslenir. (İbrahim, 40)

Yüce Allah, insanları "Kendinizi ve aile halkınızı kafirler için hazırlanmış ve yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun” diye ikaz eder. (Bakara, 24)

Rasülullah Efendimiz (s.a.) Müslüman toplumu inşa ederken, aileye, çocukların eğitimine, baba – anne – evlad ilişkilerine özel ihtimam gösterir ve mesela, çocuklara iyi isim verilmesini, onlara sevgi ve merhamet gösterilmesini, belli yaş merhalelerinde, namaz başta olmak üzere belli islamî disiplinlere alıştırılmasını, eşler arasında sevgi ağırlıklı bir aile hayatı kurulmasını tavsiye eder.

Aile her toplumun olduğu gibi Müslüman toplumun da beşiğidir, teknesidir, potasıdır. İslam toplumu orada aldığı terbiye ile kişiliğini bulur.

Ailenin oluşum mekanı da evlerdir.

Aile bir kadın ve erkeğin evlenmesi ile kurulur.

İslam toplumunda bu evlenmelerle kurulan yapının sağlıklı olması gerekir. Bunun için "evler” bir islam ailesinden beklenen ortamı inşa etmelidirler. İslam'da kadın ve erkeğin bir aile yapısı içinde buluşması, sadece bir cinsellik buluşması değildir. Buna, dünyadan başlayıp ebedi hayata uzanan bir "Saadet işçiliği” dense yanlış olmaz. Çünkü peygamberimizin de buyurduğu gibi, meşru ölçüler içinde eşlerin birbiri ile buluşması bile "Allah'a kulluk -ibadet- çerçevesi” içindedir. Dolayısıyla evlenmek büyük manevi derinliği olan bir buluşmadır.

Toplumun nasıl bir kimlik, kişilik sahibi olacağına karar vermek, ailenin kimlik ve kişiliğine karar vermektir, ya da tam tersi, ailenin kişilik dokuları, büyüye büyüye toplumun kişilik dokuları meydana gelir.

Evlerinde kargaşa yaşanan bir toplumun hayat alanlarında düzen beklemek abestir.

Aslında süreç iki taraflı işler: Evlerde olan topluma akar, toplumda olan evlere akar. Toplum ve ev birleşik kaplara dönüşür.

Sağlıklı toplum, ya da İslam'ın aradığı toplum, aile ile toplumun, evler ile sokağın, manevi dokularının İslam rengi taşıdığı toplumdur.

Böyle bir toplumda aile de toplum da huzur içindedir.

Maalesef;

Evler huzurlu değil. Toplum huzurlu değil.

Toplumda bir savrulma yaşandığı ve bunun evleri bir savruluşun içine çektiği duygusu gittikçe yaygınlaşıyor.

Kadın, erkek, çocuk aynı ev içinde yabancılaşıyor. Kalp, kafa, gözler, eller, kulaklar, diller,başkalaşıyor.

Evler artık "mesken” olmaktan çıkıyor. Mesken yani, "sakin”lerine "sükünet - sekinet” taşıyan mekanlar olmaktan çıkıyor.

Ev mahremiyetini kaybediyor ve adeta, mahremiyet dışı her şey evin içine girebilecek bir yol buluyor.

Ev tedirgin. Ev emniyet içinde değil. Ev korkuyor. Ev yıpranıyor. Ev dökülüyor. Badanası boyası yenilense de evde bir şeyler eskiyor, pörsüyor. Ev elden çıkıyor.

Eve ve evdeki hayata emek vermek gerekiyor.

Buna göre Müslümanın, hassasiyet göstermesi gereken bir "ev düzeni” olmalıdır.

Evleri namazgah edinmek. Ya da her eve bir kıble hassasiyeti kazandırmak.

Namaz kılmak. Yani Rabbin huzuruna durup, Allah'a kulluk ahdini yenilemek.

Müslümanın hayatı bir bütündür ve hayatının tüm alanlarında kulluk bilinci devrededir, belirleyicidir. Ev de Müslümanın hayatının bir parçasıdır ve Müslüman orada da İslam'ın hassasiyetlerini hayat haline getirmekle yükümlüdür.

Bu durumda, Kur'an'da, değişik peygamberlerin hayatından verilen örneklerle ve tabii Rasulullah Efendimiz'in müstesna örnekliği ile bir ev hayatı tanzimini gerçekleştirmek, dışarda yaşanan savruluşa karşı Müslümanca bir hassasiyetin gereğidir.

Mesela Kur'an'da, Şeytan'ın mallara ve evlatlara ortak olabilme ihtimalinden bahsediliyorsa, Müslümanın ev düzeninde çocuklar ve mallar üzerinde Şeytan'a karşı koruma zırhları oluşturulmalıdır.

Mesela, Allah Tealanın öğrettiği dua ile, göz aydınlığı eşler ve nesiller isteniyorsa, önderlik edecek bir kişilik kıvamı dileniyorsa, bu dualar için fiili gayretlere yönelinmelidir.

Mesela, israfsız bir ev düzeni... Sade bir ev düzeni... Rasülullah Efendimiz, kızı Fatıma'nın evinde kapıya asılan bir örtünün üzerindeki resimlerden hoşnut olmuyor ve eve girmeden geri dönüyor. Buradan, evlerin görüntüsünün bile İslam tarafından önemsendiği sonucunu çıkaramaz mıyız?

Mesela, muhabbetin, şefkatin hakim olduğu bir ev düzeni... Çocuğunu öpüp koklamayan babayı kınıyor Allah Rasulü...

Eşinin ağzına lokma vermeyi sadaka çerçevesinde sayıyor.

Bu da İslam'ın ev düzeni içinde yer alıyor.

Çocuğunuza koyduğunuz isim..

Çocuğunuzun islami bir kişilik kazanacak şekilde eğitilme hassasiyeti...

Çocuğunuzun zaman içinde namaz hassasiyeti kazanması...

Fakir – fukaraya infak duyarlılığı bulunan bir ev düzeni...

Sıla-i rahimin önemsendiği bir ev düzeni...

Bünyesinde yer alan herkesin hukukunun gözetildiği bir ev düzeni...

Bünyesine aldığı insanları ateş yolculuğuna çıkarmayan bir ev düzeni...

Her şeye rağmen, sokağın kuşatıcılığı karşısında savunma zorluğunu dikkate alıp, daha temiz bir dünya inşa edebilme aşkı yükleyen bir ev düzeni...

Ve dualı bir ev düzeni... Allah'a yönelik kalb kanallarının hep açık olduğu bir ev düzeni...

Mekke döneminde İslam'ın da bir "Ev”i vardı. Adı "Dar'ül Erkam – Erkam'ın Evi”dir.

Orada Rasülullah (s.a.):

Eğitimle,

Sevgi ile ve

Kalbi yaralı olanların yaralarını sararakbüyük İslam toplumunun temellerini atmıştır.

Bu ev, ilk İslam neslini dokumuş, oradan da İslam'ın geleceği inşa edilmiştir.

Her Müslümanın evi, kendine özgü bir İslam kişiliğini yansıtır. Çocukların dünyası orada mayalanır, eşler orada İslam'ın muhabbet iklimini soluklar. Onun için yola "Evlerin İslam kişiliği Kuşanması”ndan başlamak lâzımdır. Bunun için de evlerin bir kişilik taraması, bir tür emar'ı çekilmeli, evlerin kiri pası arınmalı, evler yepyeni bir İslam heyecanı ile baştan aşağı yıkanmalı, ev çocuklarımızın ve bizlerin ruhunu zehirleyen iklimden arınıp, ruhlarımızı besleyen ve sakinlerini her gün sokağa dipdiri bir ruh yükleyerek gönderen enerji yükleme merkezleri haline gelmeli...

Elhasıl, evler üzerinde yeniden düşünme, evin Müslüman ruhunu yeniden kazanma zamanı...



Benzer Konular

üye olmak için tıklayın.

Site İçi Arama:
Üye Girişi
Anket
Boş Alan